LİBERALİZM-1
LİBERALİZM NEDİR?
Günümüzde bir çok akıma kendisi yakın gören insanlar var.
Kimi sosyalist,kimi muhafazakar,kimi milliyetçi kimi ulusalcı ve kimi liberal olarak tanıtır kendini.
Bu düşünce akımlarına kendisini yakın gören bir çok insan aslında o akımı tam olarak tanımamaktadır.
"Ben sosyalistim ama askeri darbeleri savunuyorum" diyende var "abi ben özgürlüğü savunuyorum şimdi ben neyim" diyende.
"Ben liberalim" diyenlere çoğu kere" nedir bu liberalizim?" sorusuna muhatap olmuşlardır ve çoğu zaman "özgürlük" yada "kim mazlumsa onun yanında kim zalimse onun karşısında" yada zorlanarak soru geçiştirilmeye çalışılmıştır.
Peki nedir bu liberalizm gerçekten?
Bu sorunun cevabını çok değerli liberallerin görüşlerine yer vererek cevaplayacağım ama başta liberalimin Türkye 'de gelişmesine büyük destek veren, gayret gösteren Atilla Yayla' nın görüşleri bizim öncelikli kaynağımız olacak burda.
LİBERALİZMİN KELİME ANLAMI.
Liberalizm,siyaset teorisinde kullandığımız diğer bir çok terime nispetele oldukça yenidir.
Avrupa kaynaklı,İspanyolcadan türetilmişbir kelime olmakla beraber aslı Latincedir.
İspanyolcadan İngilizceye geçmiş ve ilk defa 19.yy lın başlarında siyasi termolojiye girmiştir.
Kelime önceleri İngiltere kaynaklı (ulusal) olmayan politikalrı ifade etmek amacıyla kütüleyici-suşlayıcı bir anlamda kullanılmıştır.
Adam smith "olusların zenginliği" ndeki "liberal ihracat ve ithalat" ifadesiyle liberal kavramını ilk kullanan yazar olmuştur.Zamanla kullanımı yaygınlaşan kavram,yüzyılın ortalarına ve sonlarına doğru siyaset sözlüğüne iyice yerleşerek"laissez faire laissez passer( bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler) ifadesinin yerini almış ve düşünce özgürlüğünü,ifade hürrüyetini,basın özgürlüğünü ve serbest ticaret savunanların adlandırılmasında kullanılan etiket haline gelmiştir.
Günlük dilde ise, Daver'in belirtiği gibi " yerine göre liberal bir felsefeden ,liberal bir siyasi dokrinden nihayet ekonomik anlamda bir liberalizmden" söz edilmektedir.Bazı yazarlarda liberalizmi siyasal bir bir teori veya dokrin olarak tanıtmaktadır Örneğin, Sabin'e göre liberalizm ,dar anlamda muhafazakarlıkla sosyalizm arasında yer alan ;geniş anlamda ise, kominizme ve faşizme karşı olan bir siyasal teoridir. Misse'e göre ise,"liberalizm bir politik dokrindir.
Çağdaş siyasal yelpazeye bir göz atıldığında ,sosyalizm,liberalizm ve muhafazakarlığın baza bakımlarından , en azından söylem düzeyinde ,içiçe girdiği ,birbirine karıştığı gürülmektedir.
Amerika'da sol fikirleri savunanlara liberal denilmekte ;klasik liberalizm görüşleri ise , kısmen yeni mehfazakar ( neo- conservartive ) ve kısmen liberteryen kişiler tarafından benimsenmekedir.
LİBERALİZM TÜRLERİ.
Bir değil birden çok liberalizm bulunduğuna göre bunlar arasındaki farklar nelerdir ve bu liberarilizmler nasıl guruplandırılabilir?
Tarihi gelişim süreci içinde ülkelerin liberalizmleri arasinda önemli farklılıklar vardır.İngiliz,Alman,Fransız ve Amerika liberalizmleri hem öğreti hem uygulama bakımından farklı realitelere tekabul eder. Örneğin,ingiliz liberalizmi genel olarak dış zorlamalardan,mudahalelerden masun olma anlamına gelen neatif özgürlük anlayışına dayanarak sınırlı devlete doğru uzanırken ,Fransız liberalizmide pozitif özgürlük anlayışına dayanan etatist liberalizmin Fransız düşünce geleneğinden daha ağır bastığı görülmektedir.
Alman liberalizmi ise eski ve yeni geleneklerinden tümüyle farklı iki çizgi izlemiştir.eski gelenekte ,doğal hukuk ,doğal haklar ,sınırlı devlet anlayışı özenle işlanmiştir.fakat Napolyon'un dünüşünden sonra gelişen yeni gelenekte; eski liberalizmin temelinde yatan doğal hukukve doğal haklar anlayışının yerine bireylerin hakları üzerindeki vurgu ve bir bütün olarak alaman haklarının üzerine kaydırılmış ,devlet birayler üzerinde önceliğe sahip olmuştur.
Bu kısa özetin dahi gösterdiği özere ,ülkelerin liberalizmleri arasında önemli farklılıklar bulunabilmekte,her ülkenin liberalizmi değişik tarihi ve sosyal şartları,esin kaynakları ve uygulamalarıyla ayrı bir liberalizm yorumu veya türü teşkil edebilmektdir.
İkinci olarak liberalizmi ülke bazında değil ,başka temellerde gruplandırmakta mümkündür ve galiba böylesi daha anlamlidir. Liberalizmin 20. yüzyıldaki en önemli düşnürlerinden Hayek'e göre ,iki tür lberalizm mevcuttur.bunlar Refah devletçi liberalizm ve sosyal liberalizmdir.
Maurice Cranston da liberalizmi iki ana kategoriye ayırmaktadır: Locke'cu liberalizm ve etatist liberalizm.Locke' cu liberallerin yaptığı gibi devleti minimize etmek yerine onu yeniden şekillendirmeyi tafsiye eder. Locke' cu liberal, özgürlüğü devletten özgürlük olarak düşünürken ; etatist liberal ,özgürlüğü devlet aracılıyla gerçekleleştirecek bir şey olarak görür.
görüldüğü üzere ,liberalim genel olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.bu iki liberalizmden yalnızca birini yazı dizisindeki ilgi alanına girmektedir.Hayek 'in " gerçek" liberalizm olduğunu ima ettiği, günümüzde ise klasik liberalizm veya liberteryenizm bazen geleneksek liberalizm denilen,bizim ise neo-klasik liberalizm dediğimiz liberalizm türü incelememize girmektedir.buraya kadar ki anlatıma dayanarak ,klasik liberalizmin ,toplumcu değil bireyci olan; pozitif değil,negaif özgürlük anlayışına dayanan ;yaygın,mudahalecive baskıcı değil,sınırlı ve sorumlu devlet isteyen ;yeniden dağıtımcı sosyal devlet anlayışına karşı çıkıp,adaletin en iyi şekilde piyasa ekonomisi içinde kendiliğinden oluşacağına inanan liberalizm olduğunu söylemek süretiyle bu bölümü baylayabiliriz.
( haftaya KLASİK LİBERALİZMİN FELSEFİ TEMELLERİ yazısıyla buluşmak dileğiyle)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder